<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eğitim &#8211; Psikotopia</title>
	<atom:link href="https://psikotopia.com/tag/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://psikotopia.com</link>
	<description>Bi Dünya Psikoloji</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Apr 2025 19:20:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.6.14</generator>
	<item>
		<title>LGS HAKKINDA</title>
		<link>https://psikotopia.com/2025/04/24/lgs-hakkinda/</link>
					<comments>https://psikotopia.com/2025/04/24/lgs-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[psikotopia]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Apr 2025 18:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[8.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[lgs]]></category>
		<category><![CDATA[liseleregeçişsınavı]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[urfaterapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psikotopia.com/?p=958</guid>

					<description><![CDATA[<p>LGS Hakkında üzerinde az durulan ancak oldukça önemli olan bilgileri sizler için derleyip paylaştık.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2025/04/24/lgs-hakkinda/">LGS HAKKINDA</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-file"><a href="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2025/04/LGS-Brosur.pdf">LGS-Brosur</a><a href="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2025/04/LGS-Brosur.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>



<p>LGS Hakkında üzerinde az durulan ancak oldukça önemli olan bilgileri sizler için derleyip paylaştık. </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2025/04/24/lgs-hakkinda/">LGS HAKKINDA</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psikotopia.com/2025/04/24/lgs-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pazartesi Sendromu Nasıl Durdurulur?</title>
		<link>https://psikotopia.com/2022/08/15/pazartesi-sendromu-nasil-durdurulur/</link>
					<comments>https://psikotopia.com/2022/08/15/pazartesi-sendromu-nasil-durdurulur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[psikotopia]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2022 14:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[15agustos]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[monday]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesisendromu]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmalıkverehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[psychology]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psikotopia.com/?p=883</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2022/08/15/pazartesi-sendromu-nasil-durdurulur/">Pazartesi Sendromu Nasıl Durdurulur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2022/08/15/pazartesi-sendromu-nasil-durdurulur/">Pazartesi Sendromu Nasıl Durdurulur?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psikotopia.com/2022/08/15/pazartesi-sendromu-nasil-durdurulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİNEMA TERAPİ</title>
		<link>https://psikotopia.com/2020/03/13/sinema-terapi/</link>
					<comments>https://psikotopia.com/2020/03/13/sinema-terapi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[psikotopia]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2020 11:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Popüler Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bibliyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[popülerpsikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmalıkverehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinematerapi]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psikotopia.com/?p=744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat ve psikoloji daha önce edebiyat paydasında buluşmuştu. Ancak son yıllarda bu ikilinin sinema perdesinde de bir araya geldiğini görüyoruz. “Sinema terapi” adı verilen bu .... </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2020/03/13/sinema-terapi/">SİNEMA TERAPİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sanat ve psikoloji daha önce edebiyat paydasında buluşmuştu. Ancak son yıllarda bu ikilinin sinema perdesinde de bir araya geldiğini görüyoruz. “Sinema terapi” adı verilen bu yeni yöntem, sinemanın insan üzerinde oluşturduğu korku, heyecan, öfke, sevinç, coşku ve aşk gibi duyguların işlenmesine, analizine ve olumlu modelleme temellerine dayanır. İlk defa 1995 yılında Psikoloji Profesörü Gary Solomon tarafından çıkarılan “The Motion Picture Prescription” adlı kitapla kullanılmaya başlanmıştır. Terapi seanslarında kullanımını ise ilk kez Amerikalı David Cambronne ve Jan Hasley çifti gerçekleştirmiştir. Ancak günümüzde sinema terapi, tek başına bir terapi yöntemi olarak kabul edilmiyor. Daha çok terapinin danışan üzerindeki etkisini artırıcı ek bir destek unsuru olarak görülüyor. Yani sinema ve terapinin yan yana gelmesi, onun bağımsız bir terapi yöntemi olduğu anlamına gelmiyor. Zaman zaman kendi seanslarında bu yöntemden faydalanan Psikiyatr Mustafa Ulusoy, sinema terapinin insanı, hayatı, kainatı açıklayan bir teorisi bulunmadığı için terapi ifadesinin kullanılmasını pek doğru bulmuyor. O daha çok varoluşçu, psikodinamik, destekleyici veya kognitif (bilişsel) psikoterapi yöntemleri içinde yardımcı unsur olarak kullanılabileceğini düşünüyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="640" height="428" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/camera-1149041_640.jpg" alt="" class="wp-image-758" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/camera-1149041_640.jpg 640w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/camera-1149041_640-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p>Terapide sanattan faydalanmak ilk kez sinema ile başlamamıştır.
1930’lu yıllara dayanan ve günümüzde önemi artarak devam eden bibliyoterapi
yöntemi, kitapların insan üzerinde iyileştirici etki bıraktığını göstererek
sanatla psikolojiyi bir araya getiriyor. Bu teknikte sinema terapiye kıyasla danışan
kendini film karakteri ile değil, roman/hikaye kahramanıyla özdeşleştiriyor. “Ben
olsaydım….”la başlayan cümlelerin etkisiyle gelişen düşünce ve duygu
değişikliği, iyileşmeyi hızlandırıyor. Ancak alınan ilaçların etkisi ve
danışanda var olan dikkat dağınıklığı, terapide kitaplardan faydalanmayı
zorlaştırıyor. Danışanı fazla yormaması ve mesajı bireyin hayal gücüne
bırakmayıp uygulamasındaki kolaylık nedeniyle sinema terapi daha çok tercih
edilir olmuştur. Buna rağmen Mustafa Ulusoy, bibliyoterapiyi sinema terapiye
kıyasla daha çok kullanıyor. Sebebini ise şöyle açıklıyor: “Dikkat eksikliği
olan insanlar saatlerce televizyon seyredebilir. Ama yarım saat ders çalışamaz.
Çünkü sinema, film görüntüde akıp gittiği için çok pasif konumdayız. Kitap öyle
değil. Birebir içinde olmak zorundasınız, ciddi bir enerji sarfı gerekiyor.
İkisi arasında tercih yapılacaksa kesinlikle kitap derim. Ayrıca sinema
seyrederek hayatımla ilgili sorunları çözdüm lafını duymadım hiç. Ama kitaplar
okudum ve hayatım, kendimin hakikatine ait önemli bir mesafe kaydettim,
değiştim diyenleri gördüm.”</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="640" height="480" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/old-tv-1149416_640.jpg" alt="" class="wp-image-747" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/old-tv-1149416_640.jpg 640w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/old-tv-1149416_640-300x225.jpg 300w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/old-tv-1149416_640-600x450.jpg 600w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p>Terapide ister kitaptan, isterse sinema filminden
yararlanılsın, süreç ikisinde de aynı işliyor. Kısaca özetlemek gerekirse, kişi
öncelikle izlediği film karakteriyle arasında özdeşim kuruyor. Gerçek yaşamın
temsilini izlediği filmde kendi yaşamından izler görüp iç görü kazanıyor.
Sonrasında sorunlarının çözümünde kimi zaman film karakterinin yaptıklarını rol
model alırken, kimi zaman da karakterin düştüğü yanılgılardan uzak durmaya
çalışıyor. Yani Prof. Dr. Mustafa Bilici’nin ifadeleriyle kişi kendi yaşadığı
duygu, düşünce, açmaz ve acıları perdede gördüğü zaman “Bu sıkıntıyı yaşayan
sadece ben değilmişim.” Diyebiliyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="640" height="446" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/grain-3026099_640.jpg" alt="" class="wp-image-746" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/grain-3026099_640.jpg 640w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/grain-3026099_640-300x209.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p>Sinema terapideki en hassas nokta hangi hastaya hangi filmi hangi sırayla izlettirileceği meselesidir. Burada belli bir kriter bulunmamaktadır. “Sinemada Psikolojik Bozukluklar ve Sinematerapi” adlı kitabındaki yazısında Başak Türküler Aka, film seçimi hakkında şunları söylüyor: “Terapist, her hastanın durumunu bireysel olarak değerlendirmeli ve ona göre bir seçim yapmalıdır. Film seçimi, vakit alıcı ve terapistin çok fazla film seyretmesi, yeni çıkan filmleri takip etmesini gerektiren bir süreçtir. Seçilen filmin hastaya seyrettirilmeden önce terapist tarafından seyredilmesi gerekmektedir.” 8-10 gün süren bu terapi yönteminde danışan önce herhangi bir sorgulamaya maruz kalmadan danışmanına kendi hikayesini anlatıyor. Bu konuşmalar, ister istemez bilinçdışı travma bölgelerine ve sorunlara doğru kayma gösteriyor. Kişi burada yaşadığı travmanın açığa çıkmasından korkarak kendini tutma eğilimi gösterebiliyor. İşte tam da burada sinema filmlerinin kullanıldığı “çökertme” süreci devreye giriyor. Maviengin, bu süreci bilinçli depresyona sokma aşaması olarak ifade ediyor. Çünkü ona göre danışan zaten depresyona girmediği için hasta oluyor. Filmler, danışanın bastırmakta zorlandığı duygularını tetiklediği için savunma mekanizmasını ve kalkanları çökertiyor. Bu sayede kişi, duygusal olarak toparlanmaya başlıyor. Ardından ise “toparlama” evresiyle hipnoz teknikleri uygulanıyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="640" height="423" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/photo-camera-219958_640.jpg" alt="" class="wp-image-751" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/photo-camera-219958_640.jpg 640w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/photo-camera-219958_640-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p>Her filme herkes elbette ki aynı tepkiyi vermiyor. Mesela
ölümün işlendiği bir filmi izledikten sonra bazı hastaların espritüel
davranışlar sergilediği bazılarınınsa kitaplardan bahsedip ölüm korkusunu
kendisini ilime vererek aşmaya çabaladığı görülüyor. Ağır şizofreni vakalarında
sinematerapi yöntemi uygulanmıyor. Bunun dışındaki pek çok psikiyatrik hasta ve
psikolojik danışmanlığa ihtiyaç duyan kişilerde sinematerapinin etkisinden
faydalanılıyor. </p>



<p>Psikiyatr Mustafa Ulusoy’un hastalarına önerdiği
filmler arasında özellikle iki tanesini kendisi şöyle ifade ediyor:</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="453" height="639" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/17390972515_401c19c1a6_z.jpg" alt="" class="wp-image-749" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/17390972515_401c19c1a6_z.jpg 453w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/17390972515_401c19c1a6_z-213x300.jpg 213w" sizes="(max-width: 453px) 100vw, 453px" /></figure></div>



<p>“Venedik Taciri: Sıklıkla önerdiğim filmlerden bir
tanesidir. Al Pacino’nun oynadığı, Shakespeare’in aynı adlı oyunundan uyarlanan
bir film. Bu filmi aileden birisine, özellikle babalarına karşı yoğun öfke ve
nefret duyan hastalarıma öneririm. Önerme sebebim de bu filmde nefret ve
öfkenin, bu duyguyu besleyen kişiye ne kadar zarar verebileceğini göstermek.
Zehirli bal gibi nefret ve öfke, kişiye önce bir tat ve haz verir, ama en çok
da nefret duyan kişiyi zedeler ve bu işten en zararlı o kişi çıkar. Film bunun
çok muhteşem bir örneğidir.</p>



<p>Dönüş: Rus filmlerinden Dönüş, baba-çocuk ilişkisi
açısından son derece öğretici sahneler içeriyor. Çok sert, çocuklarıyla diyalog
kurmakta zorlanan babaların seyretmesini istediğim ve yararlanma ihtimalleri
olan bir film. İçinde o kadar güzel sahneler var ki çok benzerlerini bu tür
babaların yaşadığını görme fırsatı verebilecek nitelikte.”</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" width="640" height="382" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/demonstration-767982_640-1.jpg" alt="" class="wp-image-752" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/demonstration-767982_640-1.jpg 640w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2020/03/demonstration-767982_640-1-300x179.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></figure></div>



<p class="has-vivid-red-color has-text-color"><strong>Bunlar haricinde hangi film hangi hastalığa öneriliyor?</strong></p>



<p>A Woman Under the Influence (1974): Bipolar bozukluk</p>



<p>Full Metal Jacket (1987): Cinayet ve intihar</p>



<p>Girl, Interrupted (1999): İntihara teşebbüs</p>



<p>Good Morning, Vietnam (1987): Hipomanik epizod</p>



<p>Harold and Maude (1972): Çoklu teşebbüs</p>



<p>It&#8217;s a Wonderful Life (1946): Stres ve teşebbüs</p>



<p>Last Tango in Paris (1972): Depresyon</p>



<p>Mommie Dearest (1981): Bipolar bozukluk</p>



<p>Mosquito Coast (1986): Bipolar bozukluk</p>



<p>Mr. Jones (1993): Bipolar bozukluk</p>



<p>My First Wife (1984): Depresyon, terk edilme</p>



<p>Night, Mother (1986): Umutsuzluk, öldürmeye niyet</p>



<p>Ordinary People (1980): Suçluluk duygusu</p>



<p>Patch Adam (1998): İntihar düşünceleri</p>



<p>Summer Wishes, Winter Dreams (1973): Depresyon</p>



<p>The Last Emperor (1987): İntihara teşebbüs</p>



<p>The Last Picture Show (1971): Depresif duygulanım</p>



<p>The Tenant (1976): Bulaşıcılık</p>



<p>The Wrong Man (1956): Uyum bozukluğu, depresyon</p>



<p>The Virgin Suicides (1999): Kontrolcü ve baskıcı
anne</p>



<p>Bu öneriler, ODTÜ Psikoloji bölümünden Prof. Dr. Faruk Gençöz’ün 2008 yılında yayınlanan bir makalesinden alınmıştır. &nbsp;&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2020/03/13/sinema-terapi/">SİNEMA TERAPİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psikotopia.com/2020/03/13/sinema-terapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>POPÜLER PSİKOLOJİ DERGİLERİ</title>
		<link>https://psikotopia.com/2019/10/09/populer-psikoloji-dergileri/</link>
					<comments>https://psikotopia.com/2019/10/09/populer-psikoloji-dergileri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[psikotopia]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Oct 2019 15:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Popüler Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[psikohayat]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdergi]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psikotopia.com/?p=619</guid>

					<description><![CDATA[<p>Psikoloji dünyasındaki gelişmelerden haberdar olmak ve var olan bilgilere yenilerini eklemek için en etkili yollardan biri hiç şüphesiz güncel dergileri takip etmektir. Bu anlamda sizler .... </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2019/10/09/populer-psikoloji-dergileri/">POPÜLER PSİKOLOJİ DERGİLERİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> Psikoloji dünyasındaki gelişmelerden haberdar olmak ve var olan bilgilere yenilerini eklemek için en etkili yollardan biri hiç şüphesiz güncel dergileri takip etmektir. Bu anlamda sizler için hazırladığımız zengin içerikli bu yazımızın faydalı olması dileğiyle. Keyifli okumalar… </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img loading="lazy" width="192" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/psiko12.png" alt="" class="wp-image-620"/></figure></div>



<p> PsikolojiM Dergisi:&nbsp;St.Clements University ile Psikologlar Federasyonu destekli “PsikolojiM” Dergisi, 5 farklı dilde tüm dünyada aylık olarak yayınlanıyor. Yayın organı Psikologlar ve Psikiyatrlar Derneği olan derginin en son 12. Sayısı okurla buluştu. Zengin içeriği sayesinde psikoloji dünyasında merak edilen pek çok sorunun cevabını bilimsel çerçeve ile bu dergide görmeniz mümkün.&nbsp; </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright is-resized"><img loading="lazy" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/581a30d307e5b.jpg" alt="" class="wp-image-621" width="144" height="217"/></figure></div>



<p><strong>Psikoloji Çalışmaları Dergisi:&nbsp;</strong>Hakemli bir ulusal yayın olan Psikoloji Çalışmaları Dergisi, psikoloji alanında hazırlanmış özgün araştırma ve derleme makalelerini okuyucuyla buluşturmaktadır. Dergi yılda sadece Haziran ve Aralık ayları olmak üzere iki kez yayın yapmaktadır. Türk Psikiyatri Dizini, Sobiad ve Arastirmax tarafından dizinlenir. 1952’den bu yana yayın yapan derginin en son 2017 sayıları yayınlanmıştır. Özellikle akademik camiadakiler tarafından mutlaka incelenmesi gereken dergiler arasında yer aldığını söyleyebiliriz. ,</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img loading="lazy" width="153" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/KapakkUCUK.jpg" alt="" class="wp-image-622"/></figure></div>



<p><strong>Nöropsikiyatri Arşivi:</strong>&nbsp;Türk Nöropsikiyatri Derneğinin bilimsel yayın organı olan dergi, üç ayda bir yayınlanmaktadır. Her 4 sayı bir cildi oluşturmakla birlikte arşiv, Aralık 2017 itibari ile 54’üncü cilde ulaşmıştır. Araştırma ve derleme makalelerinin yanı sıra olgu sunumu ve editöre mektup türündeki yazılara yer vererek akademik camianın gözden kaçırmaması gereken önemli dergileri arasında yer alır. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" width="133" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/59ce9c86e5bd0.jpg" alt="" class="wp-image-623"/></figure></div>



<p><strong>Bağımlılık Dergisi:</strong>&nbsp;2016’da yayın hayatına başlayan dergi, psikiyatri, nörobiyoloji, psikoloji, sosyoloji, antropoloji, felsefe, sosyal hizmetler ve adli tıp gibi alanlarda yazıları okuyucuyla buluşturmaktadır. Bu noktada disiplinler arası bilimsel bir yayın olma özelliği ile diğerlerinden ayrılmaktadır. İçeriğinde, derleme ve deneysel çalışmalar, olgu sunumları, kısa bildirimler, yeni yayınların tanıtımı, toplantı ve kongre duyuruları, editöre mektup yer almaktadır. Dört ayda bir yayınlanan derginin 2017 tarihi ile 18. Cildi yayınlanmış bulunmaktadır.

</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img loading="lazy" width="145" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/30-2-k.jpg" alt="" class="wp-image-624"/></figure></div>



<p><strong>Düşünen Adam Dergisi:</strong>&nbsp;Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi olarak da bilinmektedir. Derginin en önemli özelliği, 1984 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yayınlanmaya başlamasıyla psikoloji ve nörolojik bilime oldukça katkı sağlayan köklü bir yayın olmasıdır. Hakemli bir dergi olan Düşünen Adam içeriğinde, araştırma ve derleme makaleleri, olgu sunumu ve editöre mektup şeklindeki yazıları barındırmaktadır. En son 30. Sayı yayınlanarak okurlarıyla buluşmuştur.

</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignright"><img loading="lazy" width="141" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/homepageImage_tr_TR.jpg" alt="" class="wp-image-625"/></figure></div>



<p><strong>Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi:</strong>&nbsp;Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından yayınlanan hakemli ve bilimsel bir dergidir. Alanında özgün araştırma, inceleme ve derleme makaleleriyle okuyucusuyla buluşan dergi, 1990’dan bu yana yayın yapmaktadır. 2017 yılı itibariyle 7.cilt ve 48.sayısını yayınlamıştır. Türkçe ve İngilizce yayın dilini kullanan dergi, yılda iki kez yayınlanmaktadır. Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında gerek akademik camianın gerekse kurumlarda çalışanların faydalanması gereken oldukça köklü ve bilimsel bir dergidir. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img loading="lazy" width="147" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/17.jpg" alt="" class="wp-image-626"/></figure></div>



<p><strong>PsikoHayat Dergisi:&nbsp;</strong>Psikiyatriyle ilgili önemli konulara değinen, kongrelerde ele alınan konuları ve gelişmeleri okuyucusuyla buluşturan dergi, İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı tarafından ücretsiz bir şekilde yayınlanmaktadır. 3 aylık periyotlar halinde çıkarılan dergi, Türkiye&#8217;nin her yerindeki tüm devlet ve özel okulların kütüphanelerine ve psikolojik danışmanlara ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Sosyal sorumluluk projesiyle dikkat çeken dergi içeriğinde, psikiyatri, psikoloji, nöroloji ve beyin araştırmaları alanlarında önemli çevirileri barındırıyor. Şu ana kadar 17 sayı yayınlamıştır.

</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2019/10/09/populer-psikoloji-dergileri/">POPÜLER PSİKOLOJİ DERGİLERİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psikotopia.com/2019/10/09/populer-psikoloji-dergileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İŞ DÜNYASINDA RENKLERİN DİLİ</title>
		<link>https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/</link>
					<comments>https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[psikotopia]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2019 20:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Popüler Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dizayn]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[işdünyası]]></category>
		<category><![CDATA[işdünyasındarenkler]]></category>
		<category><![CDATA[logo]]></category>
		<category><![CDATA[ofisdizaynı]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikdanışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[renkler]]></category>
		<category><![CDATA[renklerinpsikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://psikotopia.com/?p=577</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;Renk cümbüşüyle boyanmış dünyamızın her zerresinde gözümüze hitap eden bir şeyler var. &#160;Biz farkında olsak da olmasak da bize, bilincimize ve hislerimize etki eden yansımalar .... </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/">İŞ DÜNYASINDA RENKLERİN DİLİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-left"> &nbsp;Renk cümbüşüyle boyanmış dünyamızın her zerresinde gözümüze hitap eden bir şeyler var. &nbsp;Biz farkında olsak da olmasak da bize, bilincimize ve hislerimize etki eden yansımalar var.  Bu yazımızda gelişen ve değişen iş dünyasında renklerin etkisinden bahsetmeye çalışacağız. Bir iş yeri profili oluştururken, pazarlama ve reklam verirken, ofis dizaynı yaparken veya bir web sitesi düzenlerken renklerin dili sizi müşteriye nasıl daha yakın kılar bunu anlamaya çalışacağız. Renklerin verdiği mesajların bilinçaltına etki ettiği artık bilinen bir gerçektir. Global boyuttaki büyük şirketler, bu etkinin farkında olmalılar ki gerek reklamlarında gerekse logo ve ambalajlarında oldukça stratejik davranmaktadırlar. Peki bizi alışveriş yapmak için güdüleyen, ürünü bize güvenilir gösteren, tercihlerimizi ve fiziksel tavırlarımızı bu denli etkileyen renkler hangileridir? Simsiyah bir odada ne kadar kalabilirsiniz? Duvarları ve eşyaları bembeyaz olan bir ofis sizi nasıl hissettirir? Mosmor bir restoranda ne kadar durabilirsiniz? Hayal ettiğinizde iç sıkıcı gelmesi oldukça normal. İnsanların pek çoğunun böyle hissettiğini düşünürsek, iş ortamlarında kullanılacak renklerin, hedef kitlesine hitap etmesi oldukça önemli görünüyor. Hangi renk hangi iş sektöründe kullanılır? İşte bu sorunun cevabı ve daha fazlası…&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </p>



<p>İlk olarak bazı önemli noktalara değinmekte fayda var. Bir renk bir mekanda tamamen kullanılmamalı. Tamamlayıcı ve dengeleyici renklerle birlikte tercih edilmeli. Örneğin sadece mavi hiçbir zaman kullanılmamalı. Eğer organik ve doğal ürünlerle ilgili bir sektörde iseniz yeşil en doğru tercih olacaktır gibi&#8230; </p>



<figure class="wp-block-gallery alignleft columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="200" height="200" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/rBVaI1jt3FWAUbttAAGxnSMDL9s271-3.jpg" alt="" data-id="610" data-link="https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/rbvai1jt3fwaubttaagxnsmdl9s271-3/" class="wp-image-610" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/rBVaI1jt3FWAUbttAAGxnSMDL9s271-3.jpg 200w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/rBVaI1jt3FWAUbttAAGxnSMDL9s271-3-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-very-light-gray-color has-vivid-red-background-color has-text-color has-background"><strong>İş Dünyasında Kırmızı:&nbsp;</strong>Güç, enerji, hız, tutku, cesaret, cinsellik, sıcaklık ve şiddetin rengidir. Kan akışına etki ettiği bilinen kırmızı, heyecanlandırdığı gibi motive edici yönü de vardır. Bedeni canlandırır. Açlık hissi oluşturur. Kırmızı aşk rengi olarak bilinse de aslında cinsel tutkularla ilişkilidir. Romantik aşkın rengi kırmızı değil pembedir. Aşırı kullanımında anksiyete ve yorgunluğa neden olur. Rengin en iyi tamamlayıcısı turkuazdır. Kırmızı müşteriyi harekete geçiren ve açlık hissi oluşturan bir renk olduğu için özellikle yiyecek sektöründe kullanılır. Fasdfood satışı yapılan yerlerde kırmızı rengin kullanılması, açlık hissi oluşturması yanında&nbsp; uzun süre o ortamda kalındığında kaygı ve içsel sıkıntı oluşturduğu için müşterilerin bir an önce yiyip kalkmasına neden olan stratejik bir hamledir. 

</p>



<figure class="wp-block-gallery alignright columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="400" height="249" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/color-logoupload150205154253conversiongate02-12-638-2.jpg" alt="" data-id="584" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=584" class="wp-image-584" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/color-logoupload150205154253conversiongate02-12-638-2.jpg 400w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/color-logoupload150205154253conversiongate02-12-638-2-300x187.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-luminous-vivid-orange-background-color has-background"><strong>İş Dünyasında Turuncu:&nbsp;</strong>Canlılık, risk alma, dışa dönüklük, macera, iyimserlik, sosyallik, coşku, bağımsızlık ve kabul edilebilirlik rengi olan turuncu batı dünyasında en sevilmeyen renktir. Bulunulan ortamı kalabalık gösterir. Restoran, kafe ve bistrolarda satışı teşvik edici yönü bulunmakla birlikte aşırı kullanımında ucuzluk simgesi olmaktadır. Turuncu ilham veren, canlandıran ve coşku oluşturan bir renktir. Spor takımları özellikle canlılık oluşturması için takım odalarında kullanmaktadır. Müşterilerin ise daha çok yemek yemesine ve daha çok muhabbet edip harcamalar yapmasında etkili olmaktadır. Özellikle şeftali tonları güzellik salonları, spa ve tedavi merkezlerinde kullanılmaktadır. </p>



<figure class="wp-block-gallery alignleft columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="400" height="249" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-9-638-2.jpg" alt="" data-id="585" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=585" class="wp-image-585" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-9-638-2.jpg 400w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-9-638-2-300x187.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-background" style="background-color:#faf700"><strong>İş Dünyasında Sarı:&nbsp;</strong>Sıcak, iyimser, canlandırıcı, oyuncu, eğlenceli, neşeli bir renk olan sarı, beynin mantıksal kısmına hitap etmektedir. Beyin ve zihin aktivitelerini canlandırarak analitik düşünmeye yardımcı olur. Bilgeliği arttırmasının yanı sıra dolandırıcılık ve eleştirel olmaya etki etmektedir. İş yaşamı dışında yaşlılara sinirlilik ve kızgınlık veren bir renktir. Fazla kullanıldığında anksiyete, sinirlilik ve endişeye sebep olur. Sarı, siyah ile birleştiği zaman genellikle güvenlik de kullanılır.</p>



<figure class="wp-block-gallery alignright columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="400" height="257" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-11-638-2-1.jpg" alt="" data-id="587" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=587" class="wp-image-587" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-11-638-2-1.jpg 400w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/designing-effective-color-systems-for-your-logos-brands-11-638-2-1-300x193.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-background" style="background-color:#53b12d"> <strong>İş Dünyasında Yeşil:&nbsp;</strong>Yenilenme, huzur duygusu, doğa, sağlık, cömertlik, sempatik, merhametli, mükemmeliyetçi bir renk olan yeşil, aklın, vücudun ve duyguların uyumunu simgeler. Batı dünyasında paranın rengidir. Açık yeşil ise tazelik ve büyümeye işaret etmektedir. Aşırı kullanımında düşmanlık, hırs ve bencillik gibi duygulara neden olmaktadır. Sağlık ve iyileştirme gibi alanlarda kullanılır. Aitlik hissi sağlar. Doğal, organik ve güvenilir bir etki oluşturduğu için pek çok bitkisel ürünlerin ambalaj ve reklamlarında karşımıza çıkmaktadır. Para ve finansal web sitelerinde ise koyu yeşilin tercih edilmesi doğru olur. Yeşil alanlarda insanlar daha az mide ağrısı çeker. Bu ortamlardaki çalışma süreleri de normalden uzun olmaktadır. </p>



<figure class="wp-block-gallery alignleft columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="320" height="56" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/twitter-logo.png" alt="" data-id="588" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=588" class="wp-image-588" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/twitter-logo.png 320w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/twitter-logo-300x53.png 300w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-pale-cyan-blue-background-color has-background"><strong>İş Dünyasında Turkuaz:&nbsp;</strong>Yenilikçi, sakinleştirici, yaratıcılık ve idealizmin rengi olan turkuaz, aynı zamanda duyguları dengeler. Düşüncelerin ve iletişimin açıklığını ifade eder. Olumlu düşüncelere ilham verir. Öğretmen, eğitmen, konuşmacı, medya iletişimi ve bilgisayar teknolojisi alanında çalışanların kullanabileceği ılımlı bir renktir. Aşırı turkuaz kullanımı kararsızlığa neden olur. Kırmızı, pembe magenta veya mor ile bu rengi dengeleyebilirsiniz. Öte yandan temizliği ve saflığı temsil ettiği için temizlik ürünlerinde de kullanılır. Güzellik salonları, moda pazarları, hediyelik eşya ve ev pazarları için çok uygundur. Düşünce açıklığına ve mantıklı düşünmeye de yardımcı olur. </p>



<figure class="wp-block-gallery alignright columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="281" height="180" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/indir-1.jpg" alt="" data-id="589" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=589" class="wp-image-589"/></figure></li></ul></figure>



<p class="has-very-light-gray-color has-text-color has-background" style="background-color:#1d4293"><strong>İş Dünyasında Mavi:&nbsp;G</strong>üven, dürüstlük, sorumluluk, tutuculuk, fedakarlık, idealist ve otoriter rengin simgesi olan mavi, evrensel olarak en favori renk olma özelliğine sahiptir. Daimi barış ve huzuru ifade eder. Korkuyu azaltıp sakinleştirme özelliğinden dolayı özellikle sigorta şirketlerinin, bankaların ve diğer finansal şirketlerin vazgeçilmez rengidir. Bunun haricinde batıda intiharları azaltmak için köprü korkuluklarını maviye boyadıkları da bilinmektedir. &nbsp;Zihin ve beden için terapötiktir. Genç bireyler bu rengi olgunlukla ilişkilendirir. Aşırı kullanımında bıkkınlık, hile ve eğilmez bir bakış açısına sebep olmaktadır. Temizlik ürünleri, hava yolları, deniz yolları ve klima firmalarında sıklıkla kullanılır. Açık mavi sağlık sektöründe, koyu mavi ise siyasi ve dini organizasyonlarda tercih edilmektedir. Yemeklerle alakalı iş yerlerinde mavi kesinlikle kullanılmamalıdır. </p>



<figure class="wp-block-gallery alignleft columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="400" height="170" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/visne-logolar-24.jpg" alt="" data-id="590" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=590" class="wp-image-590" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/visne-logolar-24.jpg 400w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/visne-logolar-24-300x128.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-background" style="background-color:#dca8d5"><strong>İş Dünyasında Mor:&nbsp;</strong>Zenginlik, savurganlık ve fantezinin rengi olan mor, yaratıcı fikirleri ve hayal gücünü zenginleştirir. Daha çok 18-25 yaş pazarıyla ilişkilidir. Yenilikçi tasarımcılar bu rengi entelektüellik ve güç ile bağdaştırmaktadırlar. En yaygın kullanıcıları genellikle tasarımcılar, fizikçiler ve kozmetik üreticileridir. Açık tonları kadınları hedef Pazar olarak görenlerin kullanabileceği bir renktir. Antikacılar ve el sanatlarını satan yerler için ise en işlevsel olan eflatundur.</p>



<p class="has-pale-pink-background-color has-background"><strong>İş Dünyasında Pembe:&nbsp;</strong>Merhamet, sevgi, beslenme ve romantizmin rengidir. İlham verir, sakinleştirir. Kozmetik, moda ve güzellik alanlarında sıklıkla kullanılır. Parlak tonları, 8-12 yaşlarındaki çocuk ve gençlerin pazarlarında ucuzluğu ifade etmek için kullanılmaktadır. Pek çok hayır kurumu da merhamet ve umut verici özelliğinden dolayı pembeyi tercih etmektedir. Araştırmalara göre pembe giyenlere karşı hizmetlerinden ötürü ödeme yaptığımız esnada kendimizi daha rahat hissetmekteyiz. Bu sebepledir ki İngiltere’nin Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgahtarlar pembe gömlek giymektedirler. &nbsp; </p>



<figure class="wp-block-gallery alignleft columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" width="400" height="283" src="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/29579.jpg" alt="" data-id="591" data-link="https://psikotopia.com/?attachment_id=591" class="wp-image-591" srcset="https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/29579.jpg 400w, https://psikotopia.com/wp-content/uploads/2019/10/29579-300x212.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure></li></ul></figure>



<p class="has-very-light-gray-color has-text-color has-background" style="background-color:#000000"><strong>İş Dünyasında Siyah:&nbsp;</strong>Güç, otorite, kontrol, entelektüel, gizemli, asil ve ciddi bir renk olan siyah, 16-25 yaş genç pazarlarında tercih edilmektedir. Hırslı ve başarılı insanların tercihi yine siyahtan yana olmaktadır. Lüks, seçkin ve entelektüel kesime hitap eden, bu tarz kişileri hedef kitlesi olarak gören iş alanlarında kullanılır. Profesyonel ürünler, lüks mallar ve araba şirketleri bu iş alanlarından bazılarıdır. Eğer dramatik bir etki bırakmak istiyorsanız, siyahla birlikte kırmızı, zümrüt yeşili, kobalt, sarı, magenta ve turuncu kullanılmalıdır. Siyahın fazla kullanımı korkutucu bir etki bırakabilir. Bu sebeple iş çalışma alanlarında siyah ağırlıklı olarak kullanılmamalıdır.</p>



<p class="has-very-light-gray-background-color has-background"><strong>İş Dünyasında Beyaz:&nbsp;</strong>Açıklık, yeni başlangıçlar, canlandırmacılık,&nbsp; bağımsızlık, saflık ve temizlik timsali olan beyaz, duyguları canlandırmaz. Ancak aklın kavrayabileceği oluşumlar için yeni yollar açar. Sakinleştirici özelliği vardır. Bu yönüyle diş ameliyathanelerinde ve tıbbi merkezlerde sıkça kullanılır. Aşırı kullanımında verimsizlik, ilgisizlik ve soğukluk hissi oluşturabilir. Kullanım alanları genellikle, ileri teknoloji ürünlerinde, mutfak aletlerinde, banyo malzemelerinde, bebek ve sağlıkla ilişkili ürünleri satan işlerde yoğunlaşmaktadır. &nbsp; <br></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/">İŞ DÜNYASINDA RENKLERİN DİLİ</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://psikotopia.com">Psikotopia</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://psikotopia.com/2019/10/08/is-dunyasinda-renklerin-dili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
