Deprem Sonrası Oluşan Travma ve Bununla Baş Etme Yolları

Deprem Sonrası Oluşan Travma ve Bununla Baş Etme Yolları

Depremin hemen ardından yardım ve kurtarma çalışmaları çoğunlukla yaşam kurtarma ve canlıların rehabilitasyonu, bina ve alt yapı hizmetlerinin onarılmasına yönelik yapılmaktadır. Oysa depremin yıkıcı faaliyeti sadece fiziksel ile sınırlı kalmamakta psikolojik yıkıma da sebep olabilmektedir. Deprem deneyimi ile psikolojik gerilim ve özellikle de travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gelişimi birbiriyle ilişkilendirilmektedir. Deprem mağdurlarının yaşadıkları korku, kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu bulgularını azaltmada psikolojik tedavilerden faydalanmaları sağlanmalıdır.

Deprem Sonrası İnsan Psikolojisi

Deprem yaşayan bireylerde deprem sonrasında karşılaşılan psikolojik reaksiyonlar genellikle konfüzyon (zihin bulanıklığı, sersemlik), korku, keder, suçluluk, öfke gibi güçlü duygusal durumlardır.

Deprem öncesinde insanların çoğu çok sarsıcı bir travmayla karşılaşmadıkları için dünyayı güvenli bir yer olarak kabul eder ve çevresindeki insanların birdenbire ölebileceği düşüncesini taşımazlar. Bu duygulardaki ani değişime insan psikolojisinin uyum sağlaması oldukça zordur. Yeni gerçeklere uyum sağlamak ve psikolojik sağlamlığı korumak adına kişi, belirli savunma mekanizmaları kullanmaktadır. Bazı bireylerde özellikle sağlıksız başa çıkma stratejileri olarak bilinen çaresizlik, batıl inançlar ve düşünceler, inkar gibi stratejilerin uzun süre kullanılması stresin miktarını ve davranış üzerindeki etkisini artırabilir (Keefe ve dig., 1987)

Travma sonrasında yapılması gerekenler:

– İlk anda yaraların sarılması,

– Ardından yaşanan trajedinin kabullenilmesi,

– Yaşamın yeniden anlamlandırılması,

– Ve kalınan yerden yaşamsal sorumluklara devam edilmesi şeklindedir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

İnsanların büyük bir kısmı birkaç hafta içinde içsel dengeyi yeniden kurup duruma alışma ve kabullenme davranışı gösterirken bazı insanlar için sıkıntılı süreç aylar hatta yıllar boyu sürebilmektedir. Deprem sonucu oluşan genel belirsizlik, bilinmezlik, karmaşa ve güvensiz ortam obsesif-kompulsif ve paranoid kişilik bozukluğu olan kişilerde yoğun kaygı ve korku, kolayca Travma Sonrası Stres Bozukluğu oluşumunu tetikler.

Buradaki belirtiler genellikle şu şekilde sıralanabilmektedir:

– Travma yaratan olayı zihinde veya rüyalarda defalarca canlandırma

– Travma anını hatırlatan uyaranlardan kaçınma

– Duygusal küntleşme

– Hayata ve kendine yönelik olumsuz bakış açısı

– Uyuyamama ya da dingin olmayan uyku uyuma

– Öfke ve huzursuzluk

– Abartılı irkilme tepkisi

– Odaklanma güçlükleri

– Kendine zarar veren davranışlarda bulunma

– Örseleyici olayın önemli bir bölümünü hatırlayamama.

Tanı konulabilmesi için bu durumların bir aydan fazla sürmesi, sosyal yaşam ve iş yaşamı gibi kişisel hayatı olumsuz etkilemesi ve bozulmalara sebep olması aranan kriterler arasındadır. Ancak tanı ve tedaviye uzman psikiyatrik hekimler tarafından karar verileceğini lütfen unutmayalım!!!!!

Araştırmalar her üç insandan birinin hayatı boyunca ağır stres yaşadığını göstermektedir. Depremden sonra travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerin beyinleri incelendiğinde duyguları motorize etmek ve kontrol etmekle sorumlu olan bölgenin (anterior cingulate cortex) normale oranla daha çok küçüldüğü görülmüştür. Aynı araştırma kapsamında korkuyla ilgili olan bölümünde (orbitofrontal cortex) travma etkisiyle küçüldüğü gözlenmiştir.   

Yaygın bir yıkım, karmaşa ve güvensizlik ortamı yaratan deprem kaçıngan ve bağımlı kişilik bozukluğu olan bireylerde zaten mevcut olan yetersizlik duygularını, özgüven eksikliğini, çaresizliği arttıracaktır. Sosyal desteği almak için yeterli girişimi yapamayacakları ve bağımlı oldukları kişi ya da kurumlardan destek almaları zor hatta imkânsız olacağından yaşamsal tehdit algılamaları şiddetlenecektir. Ayrıca kronik bir anksiyetelerinin (Kaygı bozukluğu) olması da travma karşısında uygun başa çıkma yöntemlerini bulmalarını, kullanmalarını zorlaştıracaktır. Travmanın karşı karşıya bıraktığı stresli durumdan kurtulacaklarına, başa çıkacaklarına inançları olmayacağı için olayı kabullenecekler, ortamdan uzaklaşma, sosyal destek arama, olumsuz düşünceler taşıma, olayı bastırmaya çalışma gibi planlı probleme dayalı yöntemlerden uzak davranışlar sergileyeceklerdir. Bu bireylerin uygun başa çıkma yöntemlerini kullanamamaları sonucu TSSB ve diğer anksiyete bozuklukları, psikosomatik hastalıklar ve depresyon daha fazla ortaya çıkacaktır. TSSB’li hastalarda yüksek oranda kişilik bozukluğu mevcuttur. Ancak kişilik bozukluğu mu TSSB’ye yatkınlığı arttırmakta, yoksa travmatik olay mı kişilik bozukluğuna yol açmakta sorusunun cevabı belirsizliğini korumaktadır.

Deprem Travmasına Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Bu konuda standart bir yöntem ne yazık ki yoktur. Bireyin kişiliğine ve yaşam biçimine uygun, yaşama aktarılabilir nitelikte yöntemler gereklidir. Deprem sonrasında yapılacak olan psikososyal yardımda kişiye, duygularını ve yaşadıklarını rahatlıkla ifade etmesine olanak verilmelidir. Zihinsel ve bedensel rahatlamaları için imkan sağlanmalıdır. Eğer kişi travma anı hakkında konuşmak istemiyorsa kesinlikle zorlanmamalıdır. Kendisinin arzu ettiği zamanda duygu ve düşüncelerini paylaşabileceğini belirtmek kişinin rahatlamasını sağlayacaktır. Yaşanan travma kişide yaşamını yeniden düzenleme noktasında motivasyonunu kırsa da destekleyici tavır takınılmalı ve çaba sarf etmenin önemi vurgulanmalıdır.

Deprem sonrasında her kayıpta olduğu gibi bir keder ve matem süreci kaçınılmazdır. Bu sebeple yaşanan yas süreci olağan görülmeli, kişilerin bu duyguları yaşamalarına izin verilmelidir. Travma sonrası stres, dikkat ve odaklanma sorunlarına neden olabileceği için özellikle araç kullanmak gibi dikkat gerektiren işler yaparken normal zamankinden daha özenli davranmak gerekir.

Travma etkisiyle sinir sistemi ajite olacağı için, bunu daha da arttırıcı çay, kahve, kola veya sigara tüketimi minimum seviyeye indirilmelidir. Yaşanan ruhsal sıkıntıyı bastırmak amacıyla alkol ve uyuşturucu kullanımı ise hem kısa vadede hem de uzun vadede daha büyük sıkıntılara yol açacağı için bunlardan uzak durulmalıdır.  Özellikle rahatlatıcı müzikler dinlemek, nefes egzersizleri yapmak ve gevşeme çalışmaları yapmak kaygıyı ve depresyonu azaltıcı etki gösterecektir. Bu yöntemlere rağmen kişi iki haftadan uzun süre yoğun bir biçimde korku ve keder yaşıyorsa, normal yaşama dönmekte zorlanıyorsa, kendine ve etrafına zarar verme riski taşıyorsa profesyonel destek alması gerekmektedir.

İyileşme Süreci

Deprem sonrası duygusal iyileşme çocuk ve yetişkin bütün bireylerde bedensel iyileşmeden çok daha farklı bir şekilde gerçekleşir. Depremin yarattığı ağır travmanın etkileri uzun bir süre ortadan kalkmayabilir. İyileşme belirtileri; olaya daha az şiddetle duygusal tepki vermek ve sorunlara çözüm geliştirme becerisinin artışı şeklinde gözlenir. Stresli olaylar, başkalarınca benzeri durumların yaşanmış olması veya yıl dönümlerinde olayı anımsatıcı faktörler aktif olacağından iyileşmede geri dönüşler yaşanabilir.  Gelişimin ani olmasını ve sürekli olumlu yönde ilerleyen bir seyir göstermesini beklemek mantıklı olmaz. Bu noktada gerçekçi hedefler belirlemek ve küçük olumlulukların dahi farkına varmak, duyguları açık bir şekilde güvenilir kişilerle paylaşmak süreci kolaylaştıracaktır.    

Başvurulan Kaynaklar:

Adnan Özçetin, A. M. (2008). Deprem Sonucu Gelişen Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile Kişilik Bozuklukları Arasında İlişki . Düzce Tıp Fakültesi Dergisi, 2-8.

Feride Bacanlı, L. E. (2016). Deprem Stresiyle Başa Çıkmanın İyimserlik ve Cinsiyete Göre İncelenmesi. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi.

Keefe, F. J., Caldwell, D. S., Queen, K. T., Gil, K. M., Martinez, S., Crisson, S. E., Ogden, W., & Nunley, Y. (1987). Pain coping strategies in osteoartriritis patients. Journal of Counsulting and Clinical Psychology, 55(2),208- 212

Nakajima, Ş. (2012). Deprem ve Sonrası Psikolojisi. Okmeydanı Tıp Dergisi, 150-155.

DSM-5

psikotopia

2 thoughts on “Deprem Sonrası Oluşan Travma ve Bununla Baş Etme Yolları

  1. I really like your blog.. very nice colors & theme.

    Did you create this website yourself or did you hire someone to
    do it for you? Plz answer back as I’m looking to construct my own blog
    and would like to find out where u got this from.
    thank you

  2. Generally I do not read article on blogs, but I would like to say that this write-up very forced me to try and do it!
    Your writing taste has been surprised me.
    Thanks, quite great article.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir